Asık suratlı kanunlar
sınırlarla ayrılmış dünyalar
mutluluğu unutmuş, umuda yabancılaşmış insanlar
huzursuz şehirler
tersine akmaya çalışan nehirler
maviliğini yitirmiş denizler
kuşa hasret grileşen gökyüzü
yaprakları sararmış yada dökülmüş ormanlar
aşksız ve ihlassız mabetler
bölük bölük olmuş çelikten köprüler
açlıktan ölmüş kediler ve köpekler
kağıdı ve kitapları yırtılmış kütüphaneler
okkası ve kalemi kırılmış, mürekkebi dökülmüş yazıhaneler
yosun tutmuş çeşmeler
gökyüzüne değmeye çalışan hatta göğü delen devden evler
heykeller ve peykler
gece gündüz sönmeyen loş ışıklar
ve durmadan sağa sola koşturan ruhunu çaldırmış insanlar
insanlar, şehirler ve dünya
hepsi yorgun ve bitkin
soluk benizli baharlar
mezarlıklarda dirilmeyi bekleyen milyarlarca ölüler
el açılmadan, yürek mahzun olmadan yapılan dualar
dik görünen ama sürünen insanlar
sahipsiz kalan çocuklar ve kadınlar
kablolarla örülmüş ilişkiler
ekrandaki resme verilen selamlar
maske üstüne maskeler
iyi olacak temennisi ile kurlan gelecekler
iyiliğin martavalı, geçmişteki masallar
okunmayan yazılmış kitaplar
okumadan yazıya durmuş eller
sokakları kirleten çocuklar
maaşı hep ertelenen çöpçüler
şehirli kravatlı beyler
elleri nasırlı köylüler
ölüm evlerinde ölmeyi bekleyen hastalar
şifa satan doktorlar
una zehir katan tüccarlar
parayla namaz yapan imamlar
tarihe karalar çalan hocalar
değeri borsada tartılan dünyalılar
felaket geliyorum derken kapısını kapatarak
kurtuluşa ereceğini uman dünyalılar
...............
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder