gözlerimi kapatırım lakin yine de
kınalı ellere kan bulaşır
saçı taranmamış çocuklar
kaskatı kesilir
ellerinde silah taştan adamlar
hareket eden canlıları kıskanır

kumdan bir dünyada
kum kadar kalablıklar
sağır kesilmiş
lal olmuş dilleri
tarihe çakılı akıl ve vicdanları ile
ölmüş ruhları
sararmış bedenlerinde taşırlar
güneşe kızarım
ekmeğe ve suya vede toprağa
can alan her bir şeye
silah olan demire
kurşunu patlatan baruta
atan namluya tutan ele
korumayan duaya kızarım
göğe bakar beklerim
göğe bakar dinlerim
bir şey isterim küçükler için küçücük
O'nun için küçücük bir şey

Allah diyene ve de demeyene
kızarım
nasıl öldürmede eşitlenirler diye
Bir Ali'ye bir de Huseyn'e bakarım
Kufe'ye, necid'e kızarım
Fırat'a, kerbela'ya küserim
Haleb'i, idlib'i, Humus'u, Şam'ı, Rakka'yı
Bağdat'ı, Musul'u, düşmanla el ele
verip de yakıp yıkanlara
Canımdan her bir saniye canlar çekilirken
sorarım
Sahi siz kimin ümmetindesiniz diye?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder