30 Haziran 2013 Pazar

Nefsin çağrısı


Nefsimin ısrarla çağırdığı uzaklara korkuyla bakıyorum
Arzularımın çekiştirdiği yakama ayak direyip
Etrafta yaşananlara bakıp ürperiyor, ne olacak diyorum
Ne olacak böyle, gelecek o kadar yakın ki
Ya birde hastalıklar, yokluklar, yalnızlıklar olursa
İyiden iyiye geleceğin belirsizlikleri kuşatıyor her yanımı
Korku ilmek ilmek örüyor baktığım, gördüğüm her bir yanı
Sarılmak istiyorum sıkıca, sımsıkı, korkularımı saran örtüye
Koşmak istiyorum nefsimin korkutarak çağırdığı gerçekliklere
Ne olacak bilmiyorum, bir tarafta yaşananlar ve korkular
Diğer yandan hayatı dizayn eden öğrendiğim bilgiler
Kendimi yaşanan hayat ile öğrenilen bilgi makası arasında buluyorum
Yok, yok diyorum her şeyi yaratan görür ve idare eder
Bir an teslimiyetin huzurlu kollarına atarak sakinleşiyorum
Nefsim acı hayatları bir şerit gibi önüme sermekten geri durmuyor
Ya bunlar, ya bunlar diye inandığım ve öğrendiğim bilgilerimi
Derinden sarsarak örnekler sıralamaya devam ediyor ve ilaveten
Bu günler gençlik günleri nasılsa bir şekilde geçer ya ihtiyarlık? Diyor.
Susuyorum sadece susuyorum korkularımı gizleyerek
Yarınlara ait endişeleri sigorta etmek için bir an düşünüyorum
Yani bugünden yarına bir şeyler hazırlamalı, neyi yanlış bunun diyorum
Benim için yarın var mı diyorum, belki kim bilebilir ki diye düşünüyorum
Kim bilebilir ki kendisi için yarının olup olmadığını.
O yüzden önemli olanın anın yaşanmasıdır diyorum.
Hayat yaşıyor olduğum anın olması gerekenlerini yerine getirmektir
Aslolan budur diyorum.
Sonra nefse dönüp;
Daha ne zamana kadar hülyalar peşinde koşacak ve beni ardınca sürükleyeceksin.
Ölüm arzuların bağlandığı, son düğümün atıldığı andır. Bu düğüm atılıncaya kadar çekiştirmenin sonu yoktur cevabı alıp vazgeçmeyeceğini ilan ederek korkuların esiri olma korkusundan kurtulmayacağımızı haykırıyor.
Allah Kerim. Allah Kerimdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder