Efendimiz sav
bilginin, hikmetin, marifetin ve hakikatin temel kalkış noktasıdır. Hz.
Peygamberi sav bilmeden bildiklerimizin hemen hepsi yarım ve yetersizdir. Ondan
beslenmeyen, onun kutlu sofrasından istifade etmeyen bilgi zayıftır, eksiktir
ve sahibini yarı yolda bırakır. Hz Adem
as ile başlayan Risalet yolculuğunun son temsilcisi Efendimiz sav dir. O
göklerle insanlar arasında irtibatı sağlayan son elçi, göklerde alınmış
kararları, bilgileri insanlığa ulaştıran son rahmet pınarıdır.
Bu bilgi ve
hikmet pınarı kıyamete kadar insanlığın istifadesine sunulmuştur. Bu ebedi
bilgi kaynağına sırtını dönerek bilim ve siyaset üretenler hem kendilerini hem
de insanlığı bir çıkmaza ve felakete sürüklerler. Hz. Peygamberin başında
bulunduğu bu bilgi pınarının hem dünyaya hem de ahirete dönük iki yönü vardır.
Bu cihetle Hz Peygamberin pınarı insanı sadece bu dünyada kurtuluşa ve felaha
erdirmez ölümden sonra başlayan hayatında kurtuluş reçetesini verir. Üstelik
verilen bu bilgi sahibinden teori düzleminde kalmasını yeterli görmeyerek
pratiği de beraberinde şart koşar.
Hz Peygamber sav ; “ İlimsiz amel kör,
amelsiz ilim topaldır” buyurarak bu gerçeğe işaret eder. Bilgiyi almak ve kabul
etmek nasıl olmazsa olmaz bir şart ise alınan ve kabul edilen bilginin
işlenmesi ve yaygınlaştırılması da ikinci şarttır. Çünkü bu bilgi insanlığın
kurtuluşunun tek kaynağıdır. İşin diğer bir yanı da bu bilgiyi kabul
etmeden(inanmadan) ve bu bilgiyi hesaba katmadan atılacak adımlar ne olursa
olsun bilginin sahibi tarafından atılan adımların bir değerinin ve kıymetinin
olmayışıdır. Kısaca Hz Peygambere gelen bilgileri bilmeden, inanmadan atılacak
dünyevi adımların huzuru, adaleti ve mutluluğu temin etmediği gibi Ahirette de
yapılan işlerin sahibimiz Allah cc tarafından bir değer ve kıymetinin olmadığı
gerçeğidir. “Onlar dünya hayatında iyi işler yaptıklarını sanıyorlardı, halbuki
bütün çabaları boşa çıkmıştır.” Kehf suresi 104.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder