3 Nisan 2015 Cuma

Müslüman bilincin genleşmesi mi yırtılması mı?

Konu muhtevası gereği uzun lakin sadece günümüz Müslümanlarının düşünce açılımı diye zannettikleri iki başlık hususunda öz eleştiri içermektedir.
Kadim düşünce sisteminden kopan günümüz modern bilincin din dahil hemen her meselede ki kavrayış biçimi parçalıdır. Dolayısıyla bütüncül kavranması gereken din ve onun kaynakları ve bu kaynakların doğduğu zemin içindeki kavrayış biçiminin bu düşünce açısından pek önemi yoktur.  Halbu ki , murad-ı ilahinin ne olduğu hakkında en sağlam zemin burasıdır. Çünkü K.Kerimde Allah cc bu kavrayışa sahip insanlardan razı olduğunu ilan etmiştir. Onların hayat, akıl, düş vb konular hakkındaki kavrayış biçimi ile bugünkü modern kavrayış biçimi sizce aynı mı?
 Alem-i İslam’da son iki yüz yıldır, neden düşünce genleşmesi değil de, düşünce yırtılması yada delinmesi yaşanmaktadır?  Acaba, bu kısırlık ve genleşememe hali, beraberinde yırtılmaları ya da düşüncede delinmeleri getirmiş olabilir mi?  
Müslümanların bir kısmı, başımıza gelen bu hadiselerin günahını kadim düşünce sistemimize bağlayarak sonu gelmez arayışların içine düşecek, bin yılda inşa edilmiş ve sürekliliği olan düşünce sistemimiz den koparak yeni ama dipsiz, kuralsız, ilkesiz çıkmaz sokaklarda hem kendileri hem müntesipleri kaybolurken Ümmetin onca sorunlarının üstüne sorun katarak tarih sahnesindeki yerlerini alacaklardır.
Bu yırtılmalar kimi çevreler tarafından yeni ve orijinal bulunup sahiplenildi lakin İslam’ın kadim gelenek düşünce sisteminden kopan hatta savrulan bu yırtık düşüncelerin bırakın Müslüman ahalinin sorunlarına şifa olmasını, Müslüman olmanın ilkeleri olan imanın konuları hakkında dahi şüphe kapılarını aralayarak yeni bir ifsadın, önü alınmaz tartışmalarını başlatmışlardır.
Başka bir kısmı ise, içinde yaşadığımız siyasal olaylara cevap üretmek maksadı ile Tevhid gibi kavramlara sadece siyasal anlamlar yükleyerek parçacı yaklaşımlarla kadim düşünce sistemini deliyor bu yırtılmalar neticesinde din ve ulvi değerler salt siyasetin bir nesnesine indirgeniveriyordu.

Bu düşünceye göre tevhid, salt dünya siyasal sisteminde cari olan diğer beşeri ideolojilerin bir alternatifi imiş gibi sunularak ve buradan güç devşirerek, peygamberin kulluk yanına değil peygamberlik yanına talip olacaklar,  insan, gücün temerküz ettiği cemaatler için vardır noktasına varılarak belki de farkında olmadan muvazene ters yüz edilerek kadim İslam düşüncesinden kopuş yaşanacaktır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder