Dünya yeni bir eşiğin arefesinde. Eski dünya bütün kurumları
ile çatırdıyor. Dünya son 60 yıldır oluşturulmaya çalışılan düzenini
kaybediyor. Peki, Yeni yüzyıl nasıl kurulacak? Dünyanın bugünün egemenleri olan
batı yeni dünyanın kurulmasında nasıl rol oynayacaklar.
Ya Müslümanlar! İki
milyarlık nüfus oranları ile eski dünyanın düzeninde hiçbir etkinlikleri
olmadı, olamadı. Son yüz yıl içinde Osmanlı sonrası Müslümanlar hep edilgen bir
biçimde varlıklarını sürdürürken batının himmetine muhtaç bir hayat
sürdürdüler. Bu günün dünyasında Müslümanlar toptan potansiyel suçlu ilan
edilerek dünya siyasetinde yer almalarının önü tıkanmak istenmektedir. Bütün bu
olumsuzluklara rağmen Müslümanlar açısında çıkış nedir ve nasıl olmalıdır.
Müslümanlar nereden başlamalı, ne yapmalı, nasıl yapmalıdırlar?
Öncelikle bazı tesbitlerde bulunmakla işe başlayalım:
Müslümanların iç ve dış sorunları vardır.
Dış sorunlar iç sorunlardan beslendiği için esas sorunun
kaynağı Müslümanların kendi iç meselelerinde yatmaktadır..
Peki nedir iç sorunlarımız:
1- Müslümanların
mezhebi sorunları vardır ve bu mesele etrafında kavga üretmek Müslümanları hem
dinen, hem siyaseten hem de ekonomik olarak yıpratmaktadır.
2- Müslümanların,
etnik sorunları vardır. Etnik kimlikleri dini kimliğin önüne koyma hastalığı
eğitim yoluyla, idari sorunların adalet temelinde halledilmesi aşılabilecek
kıvama gelinebilir.
3- Müslümanların
dini ele alış ve yorumlayış sorunları vardır.
Müslümanlar halkın inancına yaslanmış ve tüm Müslüman grupların itaat edeceği
ve güveneceği bir üst şura kurabilirler.
4- Müslümanların
düşünme sorunu vardır. Müslümanlar yeniden vahiy- akıl ilişkisini üst şuranın
oluşturacağı uzman kişiler ile her ülkenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda sıkı
bir müfredat hazırlamalıdırlar.
5- Müslümanların
üretme sorunları vardır. Dünya bilim tarihine yaptığı ve 600 yıl boyunca dünya
bilimine rehberlik etmesinden sonra arasına mesafe koyması sonucu üretimden de
kopmuştur. Müslümanlar kendi enerji kaynaklarını işletecek donanımları
kurmaktan dahi acizdirler ve batı aklına muhtaçtırlar. Kendi standartlarımızda
bilgiyi üretecek ve işleyecek bir yol bulmak zorundadırlar.
6- Müslümanların
gelenekle ilgili sorunları vardır. Gelenekle mutlak anlamda sahih ilişkileri
kurmayı becerebilmelidirler.
7- Müslümanların
idari ve siyasi sorunları vardır. Halkın inançları ve beklentilerini
karşılayacak adalet temelinde siyasi örgütlenmelerini elbirliği ile MAKUL
olanda buluşarak dünya gerçeklerini bilen ve gören siyasi organizasyonları
kurmalıdırlar.
Peki
bütün bunları gerçekleştirebilmek için ne yapmalı, nasıl yapmalıdır?
1- Çok
acil bir şekilde, dünya Müslümanları birliği vakfı kurulmalı ve yer yüzün de
yaşayan önce Müslüman çoğunluğun olduğu ülkelerin sonrada azınlık halinde
yaşayan Müslümanların bulunduğu ülkelerin masaları kurulmalıdır.
2- Kurulan
bu masalar öncelikle kendi sahalarının: Nüfus bilgileri, eğitim düzeyleri, yer
üstü ve yer altı kaynakları ve işletme plan ve stratejileri, mezhep ve etnik
farklılıkların ürettiği sorunları ve çözümleri, dini ve siyasi ve akademik
önderlerin tespitleri, ticari kapasite ve imkânları ve önündeki engelleri,
idari yapısı, eğitim sorunları ya da imkânları vb. hususları içeren bilgi veri
tabanı oluşturulması.
3-.....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder