15 Şubat 2015 Pazar

Ümmetin varlık sancıları nasıl dinecek?

Dünya yeni bir eşiğin arefesinde. Eski dünya bütün kurumları ile çatırdıyor. Dünya son 60 yıldır oluşturulmaya çalışılan düzenini kaybediyor. Peki, Yeni yüzyıl nasıl kurulacak? Dünyanın bugünün egemenleri olan batı yeni dünyanın kurulmasında nasıl rol oynayacaklar.
Ya Müslümanlar!  İki milyarlık nüfus oranları ile eski dünyanın düzeninde hiçbir etkinlikleri olmadı, olamadı. Son yüz yıl içinde Osmanlı sonrası Müslümanlar hep edilgen bir biçimde varlıklarını sürdürürken batının himmetine muhtaç bir hayat sürdürdüler. Bu günün dünyasında Müslümanlar toptan potansiyel suçlu ilan edilerek dünya siyasetinde yer almalarının önü tıkanmak istenmektedir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Müslümanlar açısında çıkış nedir ve nasıl olmalıdır. Müslümanlar nereden başlamalı, ne yapmalı, nasıl yapmalıdırlar?
Öncelikle bazı tesbitlerde bulunmakla işe başlayalım: Müslümanların iç ve dış sorunları vardır.
Dış sorunlar iç sorunlardan beslendiği için esas sorunun kaynağı Müslümanların kendi iç meselelerinde yatmaktadır..
Peki nedir iç sorunlarımız:






1-      Müslümanların mezhebi sorunları vardır ve bu mesele etrafında kavga üretmek Müslümanları hem dinen, hem siyaseten hem de ekonomik olarak yıpratmaktadır.
2-      Müslümanların, etnik sorunları vardır. Etnik kimlikleri dini kimliğin önüne koyma hastalığı eğitim yoluyla, idari sorunların adalet temelinde halledilmesi aşılabilecek kıvama gelinebilir.
3-      Müslümanların dini ele alış ve yorumlayış sorunları vardır.  Müslümanlar halkın inancına yaslanmış ve tüm Müslüman grupların itaat edeceği ve güveneceği bir üst şura kurabilirler.
4-      Müslümanların düşünme sorunu vardır. Müslümanlar yeniden vahiy- akıl ilişkisini üst şuranın oluşturacağı uzman kişiler ile her ülkenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda sıkı bir müfredat hazırlamalıdırlar.
5-      Müslümanların üretme sorunları vardır. Dünya bilim tarihine yaptığı ve 600 yıl boyunca dünya bilimine rehberlik etmesinden sonra arasına mesafe koyması sonucu üretimden de kopmuştur. Müslümanlar kendi enerji kaynaklarını işletecek donanımları kurmaktan dahi acizdirler ve batı aklına muhtaçtırlar. Kendi standartlarımızda bilgiyi üretecek ve işleyecek bir yol bulmak zorundadırlar.
6-      Müslümanların gelenekle ilgili sorunları vardır. Gelenekle mutlak anlamda sahih ilişkileri kurmayı becerebilmelidirler.
7-      Müslümanların idari ve siyasi sorunları vardır. Halkın inançları ve beklentilerini karşılayacak adalet temelinde siyasi örgütlenmelerini elbirliği ile MAKUL olanda buluşarak dünya gerçeklerini bilen ve gören siyasi organizasyonları kurmalıdırlar.

Peki bütün bunları gerçekleştirebilmek için ne yapmalı, nasıl yapmalıdır?
1-      Çok acil bir şekilde, dünya Müslümanları birliği vakfı kurulmalı ve yer yüzün de yaşayan önce Müslüman çoğunluğun olduğu ülkelerin sonrada azınlık halinde yaşayan Müslümanların bulunduğu ülkelerin masaları kurulmalıdır.
2-      Kurulan bu masalar öncelikle kendi sahalarının: Nüfus bilgileri, eğitim düzeyleri, yer üstü ve yer altı kaynakları ve işletme plan ve stratejileri, mezhep ve etnik farklılıkların ürettiği sorunları ve çözümleri, dini ve siyasi ve akademik önderlerin tespitleri, ticari kapasite ve imkânları ve önündeki engelleri, idari yapısı, eğitim sorunları ya da imkânları vb. hususları içeren bilgi veri tabanı oluşturulması.
3-.....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder