18 Ağustos 2013 Pazar

Mısır'da yaşananların düşündürdükleri

Mısır'da yaşanan darbe ve sonrasında darbeye direnen binlerce Müslümanın çocuk, kadın denmeden katliama uğraması kimi yürekleri dağlarken kimi insanların ise bazen alkışına bazende sessiz bir film gibi olayları sadece seyretmesine üzülerek tanık olduk. Yıllardır Müslümanlara demokrasi çağrısı yapan batı iki yüzlülüğünü ve demokrasilerinin ne olduğunu  ve ne anladıklarını bir kez daha göstermiş oldu. Halkın % 52 sinin oyunu alan ve onlara göre islamcı olan Muhammed Mursi iktidara gelmişti. Güya demokrasi, çoğunluk rejimiydi ve çoğunluğun azınlığı saygı duyması fakat azınlığında seçilmiş iktidarı kabul etmesi idi. Bu uzlaşı içerisinde kavga etmeden seçilmiş insanlar tarafından yönetilmeyi kabul eden insanların bir seçimidir demokrasi demişlerdi. Fakat seçilen şahıs, İslami değerlere sahipse ne olacak tı?

Yakın geçmişte Filistin'de hamas seçilince batı yine mızıkçılık yapmış, Türkiye'de 1960, 71,80 de darbeler yapılmış muhtutaralar verilmiş 28 şubat ve 2003, 2004, 2007 nisan bildirileri ve darbe çabaları hiç eksilmemiştir. Cezayir'de Fis iktidara gelmiş ordu hemn darbe yaparak demokrasiyi askıya almıştır. Velhasıl örnekler çoğaltılabilinir fakat bu örnekleri ne kadar çoğaltırsakta değişmeyen tek şey batının darbe yanlısı ikiyüzlü tutumudur. Batı ve değerleri tarih sahnesinde ne zaman egemen güç haline geldi yeryüzünde ifsad, kan, gözyaşı zulüm hiç bir zaman eksik olmadı. O yüzden dünya egemenliği ve dünya sistemi batının kirli dimağına ve kirli ellerine, kirli değerlerine bırakılmayacak kadar önemli bir mevzuudur.
Batının çıkarcı, menfaatperest, iki yüzlü olduğunu bilmenin, anlamanın ne önemi var. Sizin kendi aranızda bir niza, bir ayrışma ve çatışma noktanız varsa ve batı sizi her defasında buradan yakalayıp birbirinize düşürerek sizin güçsüzlüğünüz den istifade etmesinden daha doğal ne olabilir ki. Bu ayrışmalar ister din temelinde ister ırk temelinde isterse de tarih temelinde olsun ne fark eder. Siz bir olmayı beceremiyor iseniz o sizin bir olarak büyümenizden değil ayrışarak en küçük parçalara bölünerek güçsüzleşmeniz den güç devşirmeyi ummaktadır ve bunun için çalışmaktadır.
Mısır'da darbe yapanlar bunu kendi küçük çıkarlarını korumak için batıyı da arkalarına alarak ve daha çok batının hesabına bu işi yapmaktadırlar. Peki kim bu adamlar? Batıda eğitim görmüş kendi kimliğine, toplumun değerlerine ve dine yabancılaşmış yada bunların tesirinde kalıp batının zavallı sapkın siyasi ideolojilerine mahkum olmuş adı müslüman gönlü münafık kimseler...Türkiye'de gezi olayları ile provası yapılan fakat akim kalan projenin ihalesi bu taifeye verilmişti şimdilerde Mısırda iş yapmaktadırlar.
Mısır'da yaşanan darbeye destek verenlerin arkasında selefi nur partisinin ve ezher şeyhinin olması dini çevrelerinde darbeye arka çıktığı gibi bir görüntü verdi. Bu durum küresel emperyal sisteme itirazı olan müslüman çevreleri mücadelede ne kadar zor ve yalnız kaldıklarını bir kez daha gösterdi. Radikal müslümanlık pazarlama tekniği ile müslüman ahaliye servis edilen selefilik ve vehhabiliğin aslında batılı güçlere ne kadar yakın ve yanaşık olduklarını ve aynı safta nasıl yer alabildiklerini acı bir şekilde gösterdi. Her ne kadar batı ile mücadele iddiası içerisinde olduklarını söyleseler de mısır da kendilerini ele verdiler. Şimdi elinde küresel yapılanmaya karşı projesi ve itirazı olan duyarlı müslüman çevreleri bekleyen harici batının yanın da uyanık olunması gereken dahili belamlar ve vehhabi din tellalları tehlikesi var olduğu gerçeğidir. Demek ki zor günlerinizde sırtınıza batıyı bindirmek için sizi yine sırtınızdan hançerleyebilecek belamlara ve din bezirganlarına karşı uyanık ve dikkatli olmanızı gerektirecek dahili bedbahtlar vardır.
Peki çıkış nedir?
Aslında  bir ve tek çıkış noktası vardır:  Duyarlı bütün müslümanların kardeş gibi değil, kardeş edebiyatı hele hiç değil gerçekten sınırları aşan kardeşlik bağlarını kurarak ve bir olarak, bir bedenin uzuvları gibi olabilmeyi başardığımız gün kurtuluş günümüz olacaktır. Ya kardeş olup var olacağız yada aramızdaki küçük tartışmalardan kavga üretip ayrışıp yok olacağız.
Birlik olmanın imkanları ve yol haritası nedir ve nasıl olacaktır?
Müslümanların siyasi birlikteliğe giden yoldaki engeller nelerdir nasıl bertaraf edilebiri?
Müslümanların ekonomik yapısı ve dinamikleri nasıl harekete geçirilecek ve batıdan  farklı standartlar da nasıl üretim yapılabilecektir?
Müslümanların bilgi tarnsferi ve bilimin üretilmesi kendi aralarında nasıl temin edilecektir?
Müslümanların ........... diye devam eden başlıkların hemen her bir yeni bir yazının hatta kitabın konusudur. Allah cc niyeti sahih, eylemi sahih, başarısı sahih olan müslüman nesillerin geleceği umudu ile..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder