3 Temmuz 2013 Çarşamba

Mısırda neler Oluyor


Yaklaşık 65 yıllık zalim diktatörlüğün ve batı yanlısı ceberrüt yönetimin Hüsnü mübarek son temsilcisi idi. 11 Şubat 2011 de devrilen zalim diktatör yıllardır Mısır halkını demir yumrukla yönetmişti. Arap baharı denilen bir devrimle yönetimden uzaklaştırılıp ceza evine gönderildi. Fakat bürokraside etkin olan ve yılların tortusu tecrübeli batı yanlısı bürokratlar yeni seçilen ve islami bir kimliğe sahip olan M.Mursi yi bir türlü hazmedemediler. Mursi halkın yarısından fazlasının oyunu alabilmeyi başarsada devlete hiç bir zaman egemen olmasına izin verilmedi. Hem yargı hemde askeri ve bürokratik çevreler Mursi ve ekibini hep hatalara zorlayarak ve icraatlarına engel olarak başarısız göstermeye çalıştılar.

ve sonunda iç karşıklıklar çıkartarak ve batı yanlısı muhalefeti sokaklara çıkartarak askere darbe zemini oluşturdular. Asker batının emri ve teşviği ile halkın tercihini hiçe sayarak darbe yaptı. Bütün bunları batıdan gördükleri teşvik ile yaptılar. Mursi nin batı ve israil hakkında sarf ettiği sözler adeta başı boş bırakılırsa ileride ne yapabileceğine ilişkin korkularını iyiden iyiye artırıyordu. Arap baharını ve sonuçlarını küçümseyerek ve adeta batının bir planı olarak sunanlar aceba batının bu olaylardaki sessizliğini ve arka çıkmasını nasıl izah edeceklerdir. Arap halklarının yıllar süren bastırılmışlığına itirazlarının sonucunda devrilen batı yanlısı lider ve yönetimlerinin gidişini vede sonuçlarını hedef sarptırarark ve diğer müslümanlar nezdinde yeni oluşacak hükümetlere karşı kuşku duymalarını temin etmeye çalıştılar. Bunu bile bile yaptılar ve kimi zavallı müslüman çevrelerde bu bilgi kirliliğinden nasibini alarak mısır devriminin de diğer arap ülkelerinde olduğu gibi bir batı tezgahı olduğu tezini savundular. Batı geçmişte bu kukla yönetimler vasıtası ile elde ettiği menfaatlarını sürdürebilmek için hemen pozisyon değiştirip halkın devrimle işbaşına getirdiği kimselerin yanında görünerek menfaatlarını sürdürmeyi denedi. Fakat Mısırda israil ve batı bu yaklaşımlarının sonuç vermediğini görünce düğmeye bastı ve bugünkü darbe gerçekleşti.
Peki bu darbenin arkasında ki dış güçler kimlerdir. Birincisi İsrail, Amerika, Faransa ve Almanya. Mursinin almanya gezisinde almanyanın bayan başbakanı merkelin basın açıklaması sırasındaki yüzüne, jest ve mimiklerine bakanlar nasıl bir hazımsızlık içinde olduğunu rahatlıkla görmüşlerdir.
Peki Mursinin gidişine sevinen islam ülkeleri kimdir dedğimizde karşımıza hemen Suriye, İran suudi arabistan, ba emirlikleri çıkıveriyor.
Darbenin saç ayaklarını ise ülkede asker, yargı ve ezherin başını çektiği üniversite ile muhalefetin batı yanlısı Baradeyi birde  hiçbir siyasi vizyonu ve projesi olmayan zavallı selefileri görürsünüz.
Şayet darbe başarıya ulaşırsa Müslüman kardeşlerin mısır siyasetinden epey sene paylarının sınırlanacağı ve tekinliklerinin kısıtlanacağı aşikardır. Ülkede müslüman avına çıkılacağı ise kesindir. İşin en garip tarafı darbenin mağduru olan çoğunluk sokakta haklarını aramaya başladıklarında azgın azınlık ve batı yanlısı etiket müslümanları çatışacak ve ülke kan gölüne dönecektir. Çoğunluk hak aramasında bulunmasa ve darbe başarıya ulaşsa müslüman çevreler mısır siyasetinden uzaklaştırılacak ve aynen Türkiyede olduğu gibi 30 yıl kaybedeceklerdir.
İslam ülkelerindeki sömürgeci  kafaya sahip batı taklitcileri laikler olduğu müddetçe batı islam ülkeleri üzerindeki tasarruflarını çok kolay ve gayrı meşru bir şekilde yapabileceğini bir kez daha göstermiş oldu.
İslam ülkelerindeki azgın azınlıklar batının hemen her daim isteği doğrultusunda düğmeye basıldığında nasıl maşa olabildiklerini ülkemizde Taksim hadiseleri ile gördük.
Batı istemese de halkın kutlu yürüyüşü sonuca ulaşacaktır. Müslümanlar mısırdaki hadiselere haklılık gerekçesi oluşturmaya çalışacak kimselerin temel niyetlerinin bu ülke halkının tercihlerinede sıranın geleceğini ima ettiklerini göz ardı etmemeliler ve oynanan oyunun farkında olarak dikkatli olmalıdırlar.
Mursi haklıdır ve hakkı gasbedilerek mazlum duruma düşürülmüştür. Her vicdan sahibi kimsenin mazlumun yanında yer almak gibi bir vazifesi vardır.
Belki bugün Mısır halkına düşen en kutsal görev Mursiyi korumak ve onun etrafında halka olarak bu kahpe plana ve batı uşaklarına karşı çıkmaktır. Allah bütün mazlumları ve haklıları vede Mursiyi koruyup yardım etsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder