Günümüz dünyası ve beşeri düşünceleri insana ait yüzyıllar
boyu oluşmuş ne kadar değer varsa yaşadığımız son bir asırda adeta kemirip
yiyip bitirdi. İnsanlık hem ferdi, hem ictimai,
hem de küresel anlamda dipsiz bir kuyunun etrafında dönüp durmaktadır. Derin
insanlık krizinin yaşandığı günümüz dünyasına merhem olabilecek hemen her
beşeri yola müracaat edildi. Fakat İlahi vahyi dikkate almadan alına her tedbir
yeni ve eskisinden daha büyük bir sorunu insanlığın kucağına bıraktı.
Kapitalizim, sosyalizm, liberalizm, materyalizm vs. hemen her birisi küçük ve
hakim bir zümrenin dışında insanlığa en büyük felaketleri ve tarihin en büyük
insanlık krizlerini yaşattı. Efendimiz sav e risalet görevi verildiği günlerin
dünyasıda derin insanlık krizleri yaşamakta idi. Hele hele Mekke toplumu iyiden
iyiye azıtmış kutsal bütün değerler erezyona uğramış, toplum ahlakı tümden
çökmüş güven ve huzur tümden yitirilmişti.
Azgın ve azıtmış bir toplum yeniden nasıl inşa olunur
sorusuna cevap Efendimizi sav 23 yıllık risalet görevinin sonucunda cevabını
bulacaktır. Yorgun ve yorulmuş insanlık yeniden nasıl şahlanır, körelmiş
dimağlar ve daralmış sadırlar nasıl açılır diye sorduğumuzda cevap yine 23 yıllık risalet sonunda gelmiştir.
Akılları dumura uğramış bu insanlar keşiflere ve buluşlara kanat çırpmışlar,
ahlaki yozlaşmanın dip noktasına düşmüş bu insanlar dünyanın zirvesi olabilecek
metihlere ve ünvanlara 23 yıllık kısa sürede ulaşmışlardır. Bu başarıların sırrı, Bu insanların efendimiz
sav rehber edinmeleri, onun yolunu yolları bilmeleri ve her şeyin ötesinde
canları pahasına Efendimiz sav ve onun yolunu sevmeleridir. Sevme kelimesi
belki yetersiz kalacaktır, aşık olmalarıdır. Hem bu öyle bir aşktır ki kendi
canından daha azizi bilecek kendi canının varlığını Hz peygamberin yoluna
adamayı cana minnet sayabilecek bir fahr-ı muhabbete erişeceklerdir.
O gün Hz peygamberi rehber edinenler, Efendimiz sav ile yola
çıkanlar ve yolun türlü türlü meşakketleri ile karşılaşanlar hiçbir zaman
yoldan ayrılmayı düşünmediler. En zor günlerinde Efendimizin yanından
ayrılmadılar hatta bırakın ayrılmayı efendimiz sav yeter ki zarar görmesin,
benim canımın ne değeri var deme noktasına gelerek göklere isimlerini
yazdırdılar. Bu üstün tavır ve
davranışları ile kıyamete kadar inanmış gönüllerin ziyası, yıldızları oldular.
Günümüz beşeri düşüncelerin kirlerinden arınmayı göze
alabilen Müminler aynen ashabın efendimiz sav ile olan yolculukları gibi Efendimiz
sav yanında yola çıkmayı, ve yolun meşakkatlerine göğüs germeyi göze alabilir
ve zorluklar karşısında yoldan ayrılmayı düşünmezler ise aynı kapı açıktır. Bu
yola giren Efendimiz sav in rehberliğini ve kılavuzluğunu kalbinde en ufak bir
tereddüt olmadan kabul edebilen mü min gönüller Ashab-ı Güzin efendilerimizin
arka safında yerlerini alma hususundan emin olmalıdırlar. Bunda hiç tereddüte
mahal yoktur. Bu yolun sonucunda ulaşılan kapı Efendimiz sav rehberliğinde
ebedi saadet yurduna açılır. Kim bu yola girer, Efendimiz sav rehber edinip yol
arkadaşı olursa bilelim ki Yol arkadaşı Efendimiz sav olan ebedi kurtuluşa
erişir. Nasıl erişmesin ki Kainatın sahibi Rabbimiz cc O’nu alemlere rahmet olarak
göndermiştir. Rahmetin bırakın
merkezinde olmayı, bırakın yanında olmayı,
bu yolun kıyısında olabilmek, kıyısından takibi bırakmamak dahi kişiyi
rahmete gark etmeye yetecektir. Önemli olan efendimiz sav safının arkasında saf
tutmaya karar vermek ve her ne olursa olsun safı terk etmemektir.
Biz bu çalışmamızda Efendimiz sav ile yola çıkan ve O’nun
sav rehberliğini canı gönülden kabul eden ve ömürlerinin sonuna kadar yoldan
ayrılmayan Allah erlerinin, sahabe efendilerimizin nasıl yıldızlaştıklarını bir
nebze anlatmaya çalıştık. Efendimiz sa ile birlikte yolculuklarında nasıl
faziletlere gark olduklarını, efendimiz sav gönül sofrasından nasıl bir manevi
kanmışlıkla ve doygunlukla kalktıklarını gördük. Ve biz inanıyor ve de
biliyoruz ki ,bu sofra kıyamete kadar toplanmayacak ve de hemen herkese açık
olmaya devam edecektir.. Bu yol kıyamete kadar kendisine eşlik edecek muvahhid
gönülleri beklemektedir. Bu yol Efendimiz sav in asırlar ötesinden açtığı
taptaze çığırla boyanmış ve derin izleri hala dün çizilmiş gibi sahibinin
takibini ve yolculuğunu beklemektedir. Dün sahabeler rehberlik ve kılavuzluk
yapan efendimiz sav bugünde bu yola baş koymuş hakikat arayışındaki insanlara
rehberlik etmeye devam etmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder