Ayrılık, insanın insanlık tarihi boyunca üstesinden gelmeye çalıştığı fakat acısını bir türlü dindiremediğinden dolayıda uğruna türküler, ağıtlar, şiirler, hikayeler ve masallar yazarak içinde bulunduğu hali diğer insanlarla paylaşma yollarını deneme halidir. Çalışmıştır da becerebilmiş midir denilirse, hiç bir şiir, hiç bir türkü, hiç bir hikaye ayrılık duygusuna gark olmuş insanın duygu kırıklığını, iç yangını yeteri kadar yansıtamaz. Kelimelerin ve harflerin sınırlı imkanları duyguların sınırsız sahasını ne kadar yansıtabilir ki?
K.Kerim En güzel hikayesini Ayrılık üzerine kurmuştur. Yusuf suresinde Yusuf as kıssası anlatılırken Baba ve Oğulun hazin ayrılış öyküsü ve dramatik sonuçlarını görürüz. Yine bu hikayenin görülen bir rüya üzerine bina ediliyor olması da insanın sadece biyolojik bir varlık olmanın ötesinde ruhi derinliğinin daha belirgin ve hayatı anlama çabasında daha dikkate değer yanının olduğunun da hesaba katılması gerektiği öğretilir.
Ayrılık, bütünden parçanın kopması ile yaşanan bir haldir. Yer çekimi kanunu bütünden kopan parçaların aşağı doğru düşmesini zorunlu kılar. Eşyadan kopan bütün parçaların yönü yukarıdan aşağı doğru olmak zorundadır. Ağaçtan dal kopar, taştan parça kopar, insandan parça kopar ve hemen hepsinin düşüş yönü aşağıya doğrudur. Parça bütünden ayrılır yada bütünü terk eder yada terke icbar edilir, gönüllü yada gönülsüz bütün kopuşlar bütünü zayıflatır, eksiltir fakat azaltamaz.Çünkü bir bütün bölünebildiği oranda vardır ve bölünebilecek parçalara sahip olduğu kadarda bütünlüğünü koruyor demektir.
Kopan parçanın ayrılık hikayesinin başı hep yukarı bakarken bütünün başı ve gözü hep aşağı yönedir. Bütünün parçaya yüklediği anlam, kopuşundan sonraki yaşamını gayeye uygun devam ettiriyor oluşu üzerindendir. Bütünün parçaya olan ilgisi ve merhameti parçanın bütüne olan ilgisi ve merhametinden daha fazladır. Bütüne parçana sahip çık demeye gerek yoktur çünkü o parçasına karşı çok ilgilidir fakat parça için bu söylenemez. Bu durum sadece insanlar için söz konusu olan bir durum değil hemen bütün canlıları kapsayan bir olgudur.Bir baba oğluna bir bağ verirmiş fakat oğul babaya bir salkım üzüm verirken zorlanırmış.
Diğer yanıyla K.Kerim evlada Anne babaya iyilikle ve merhametle davranmasını hatta öf bile dememesini emreder fakat ebevyn için bu emre gerek yoktur çünkü onlar bu duygulara sahiptirler. Burada İlahi irade bir yanıyla dikkatlerimizi bütün parça ilişkisinde dünün parçası yarının bütünü olma ehliyetini elde edecek kimsenin bütüne olan vefa duygusunu yitirme tehlikesi olduğunu hatırlatır gibidir. Parçanıza olan ilginiz, sevginiz, merhametiniz,parçası olduğunuz bütüne karşı vefanızı, şükrünüzü, sevginizi eksiltmesin. Bütüne karşı lakayt olanlar inkarcılardır.
Allah insana ruhundan üflemiştir. İnsan Allah cc ruhundan üflenerek hayat bulmuş bir yaratıktır. Ve Meleklere Allah cc" ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Evet bir halife. Peki siz kimin halifesisiniz? Başınız hangi yöne bakmaktadır. Cennet yukarı dünya ise aşağı alçak bir yerdir.Allah cc bir zamanlar "Bir birinize düşman olarak inin ordan(cennet) demişti. İnmek ve çıkmak. Aşağı bakmak yada yukarı bakmak.......
Efendimiz insanlar uykudadır ölünce uyanır demişlerdi.
Uykuda ölümü yitirenler kanmışlardır, bütüne olan sadakatlarını yitirmişlerdir.
devam edecek inş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder