18 Temmuz 2014 Cuma

Gazze'de yaşananların sorumlusu kim?

Müslümanlar tarih boyunca hiç bu kadar acziyet içine düşmemişlerdi.
Bir avuç siyonist yahudi, Müslümanların göbeği mesabesindeki işgal ettiği topraklarda kurdukları uyduruk devletleri vasıtası ile 70 yıldır mazlum filistinli müslümanlara kan kusturuyorlar.
İki milyarlık Müslüman alemi ise sadece seyrediyor, siyasiler temelsiz demeç veriyorlar, Müslüman ahali ise ciğeri yanarak çaresizlik içerisinde dua ediyor. İyi ama gerçekten çaresiz ve gerçekten yapabileceklerimiz sadece diz dövmek ve dua etmekten mi ibarettir. Üstelik dua sadece el açıp çaresizliğimizi Yaradana arz etmek midir? Ya fiili dualarımız?
Bir avuç siyonist bütün bir Müslüman halkları karşısına alma cesaretini nereden buluyor dersiniz? Onlara bu cesareti veren güç yada güçsüzlük ne ola ki?

Hristyan batı aleminin iki yüzlülüğü ve kaypaklığı vede İslam alemine karşı olan düşmanca ve hasmane tutumu tarihi bir gerçek. Dün haçlı savaşlarının mimarları olan batı alemi tarihte yediği tokatların acısını çıkartmak için elde ettiği bütün imkanları fırsata çevirerek Müslüman alemine darbe vurma peşinde koşmaktadır ve İsrail bunun bir aracıdır, parçasıdır. İkiyüz yıllık batı medeniyetinin dünya üzerinde kurduğu hegomanyası çatırdarken gider ayak bir darbe daha nasıl vurabilirimin hesabını yapmaktadırlar. Batı, kurduğu ekonomik ve siyasi sistemle elde ettiği üstünlüğün son basamağından aşağı doğru inmeye başladı. Yani düşüş bütün hızıyla devam ediyor ve edecek gibi görünüyor. Aslında batı değerler sistemi dediğimiz değerlerin arkasında yine yahudi aklının sinsi bir şekilde gizlendiğini görürüz. Şımarık, adaletsiz, zalim, küstah, kaba ve merhametsiz bu sistem iflas etmeye başlamıştır. Dünya insanına acı ve göz yaşından başka bir şey veremeyen bu sistemin göstermelik haşmeti çatırdamakta ve masum maskesi yırtılmaktadır. Bu masum maskenin arkasında ki canavar ruhu bütün çıplaklığı ile ortaya çıkarken, mağdur ettiği milyarlarca mazlum dünya milletleri ise bu canavarı görmeye, anlamaya başlamak üzeredir.
Latin Amerika ülkelerinden yükselen çığlıklar ve itirazlara yakında Afrika ülkeleri eklenecek ve Asya ülkelerinin ayağa kalkması ile bu zalim batı değerler sistemi ve dolayısı ile siyonist akıl deşifre olacak ve mazlum milletlerin ayakları altında ezilip tarihin tozlu sayfalarındaki yerini alacaktır.
İsrail kurulduğu günden beri dünyanın fitne merkezi, kurulacağı aşamaya kadarda kurucularının dünya insanına kurduğu pusu ve kirli ve bir o kadar da sinsi planları ile anılacaktır.
Dünya ekonomik sistemi içerisinde önemli bir sermayeyi kontrol eden yahudiler değişen dünya dengeleri içerisinde her ne kadar varlıklarını değişik kamufilajlarla sürdürme planları içerisinde olsalar da, hem hristyan alemine, hem islam alemine hem de mazlum dünya milletlerine yaşattıkları acı deşifre olacak ve öyle bir inkılapla sarsılacaklardır ki... İşte o zaman ortada ne kirli planları kalacak ve nede gelecek hesapları tutabilecektir...
Batı değerler sisteminin iflası kapıda lakin yerine hangi sistem kurulacak ve bu sistemi kim nasıl inşa edecektir? Dünya insanına adaleti, insanlığı, barışı ve huzuru verebilecek tek medeniyet İslam medeniyeti kalmışken bugün müslümanlar ne haldedir ve bu potansiyelin ne kadar farkındadır?
Esas sorulması gereken soru:
Bu muaazzam potansiyeli özlerinde barındıran iki milyarlık Müslüman Aleminin göbeğinde İsrail bu zulmü nasıl yapabilmektedir? İki milyarlık koskoca İslam alemin'den neden çekinmemekte ve korkmamaktadır?
Her Müslüman eline bir çakıl taşı alıp İsraile atsa, atabilse İsrail bu çakıl taşlarının oluşturduğu dağ yığınlarının altında kalacaktır. Ama gelin görün ki bir çakıl taşını dahi alıp İsraile atma cesareti, aklı ve bilinci olmadığını gören İsrail şımarıkça ve küstahça tavırlarına devam edebilmektedir. Yani Filistinli mazlum çocukları, kadınları, ihtiyarları ve gençleri öldüren İsrailin planları değil bizim duyarsızlığımızdır, bizim plansızlığımız ve stratejiden yoksun oluşumuzdur.
Nasıl Müslümanlar bir taş alıp İsrail'e atabilsinler ki?
Müslümanlar Şii, Sünni kavgası vermekle meşgulken.
Müslümanlar kendi ülkelerindeki batı yanlısı zalim dikdatörlere sessiz kalabiliyor hatta destekliyor iken.
Müslümanlar mezhep ve cemaat taassubu ile meşgulken ve birbirlerini tekfir ediyorken.
Müslümanlar, dünyanın araç ahiretin ise amaç olması gereken bir inanca sahipken muvazeneyi tersine çevirip dini araç dünyayı maksat haline getirmişler iken.
Müslümanlar, ilimle meşgul olmayıp, bilim üretecek aktif aklı devreye sokmayıp sadece nakli ilimler üzerinden tartışmalar üretmekle meşgulken.
Müslümanlar, siyaset zeminleri üretip birliklerini kuvvetlendirmeleri gerekirken tarihin konusu olan meselelerle meşgul olup oradan kavga ve ayrışma üretiyorken.
Müslümanlar, hemen her hususta üretmeden ve hep tüketici pozisyonda iken.
Müslümanlar, Tarih sahnesine yeniden bir özne olarak çıkma potansiyeli taşıyan siyasi oluşumlara omuz verme ve tarihin üzerimizde biriktirdiği sorunları aşma kabiliyetlerini yakaladığımız dönemlerde dini yorumlarımızla ayrışıp kavgaya tutuşuyor iken.
Müslümanlar ortak ruhu en güzel yansıtan ibadetlerden bile ayrışma ve kavga üretme becerisinde iken.
Müslümanlar ırk temelinde bölünüp ümmet bilinci yerine ulus bilincini ikame ile meşguleken...
Müslümanlar izzeti Allah'ın dininde değil de batının köhne değerlerinde aramakla meşgulken.
Müslümanlar, dünyayı tanımadıkları gibi, dinlerini de tanımıyor ve tanımak içinde gayret sarfetmiyorlar iken.
Müslümanlar kendi düşmanlarının ürettiği malları evlerine sokup hiç bir şey olmuyormuş gibi davranarak sorumsuzca düşmanlarının kurşunlarının finansmanını üstleniyorlarken.
Müslümanlar, Irakta, Suriye'de birbirini boğazlıyor. Mısır batının kuklaları ile darbe yapıp müslümanları eziyor, Libya, Nijerya, Somali, Afganistan, Pakistan, Bangladeş yanıyor.
Müslümanlar....
İsrail, İslam alemine baktığında onun küstahça cesaretini kıracak ne var bizde Allah aşkına?
İsraili cesaretlendiren İki milyarlık İslam aleminin içler acısı halidir.
Sizce suçlu kim?
Ölen masum insanların vebali kimin omuzlarında?
Zalimi cesaretlendiren en az zalim kadar suçludur.
Müslümanlar, imanlarının ahlaki sorumluluklarını yüklendikleri gün İsrail ve bütün zalimler yer yüzünden defolup gideceklerdir.
Şeyh Ahmet Yasin: "Ya Rabbi, Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum" demişti.
O şehit oldu ve Rabbine kavuştu lakin bizim cephede değişen ne var?
"Ey iman edenler, iman edin" K.Kerim


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder