EY DÜNYA!
Dünya,
ey dünya!
Aklımı
başımdan aldın
Beni
bana bırakmadan,
Kendimi
dahi tanımadan
Neden,
niçin yaratıldığımı bile
Sorgulamadan,
taktın peşine
Sürükledin
beni, süslü, gösterişli
Boş,
değersiz ziynetlerine...
Makam
dedin
Mülk,
şöhret, servet ve para dedin.
Eğlence,
zevk-ü sefa
Gün
bu gündür dedin.
Kandık,
sana inandık.
(Ey
Muhammed!) “Size amelce en çok kayıpta bulunanları;
dünya
hayatında ki çabaları boşa giden,
ama
kendileri güzel iş yaptıklarını sananları bildireyim mi?” de.
Bunlar,
Rablerinin ayetlerini ve
O’na
kavuşmayı inkar edenlerdir.
Bu
yüzden yaptıkları boşa gitmiştir.
Kıyamet
günü biz onlara değer vermeyeceğiz.
İşte
onları cezası,
Peygamberlerimi
ve ayetlerimi alaya almalarına
Ve
inkarlarına karşı cehennemdir.
(18/ 103- 105)
Elçiler
kapımızı çalıp,
Ölüm’ü,
kıyamet’i, mahşer’i
Hatırlatınca,
Yüzlerine kapadık.
Görmezlikten
geldik, Alay ettik,
İftiralar
ettik ve hatta seslerini kısmak
İçin
nice savaşlar verdik.
Onlar
yine vazgeçmediler,
Allah
ve kitabı dediler.
Allah
ve resulü dediler.
Söyle
dünya, biz neler ettik?.
Neden,
nasıl inkar ettik?
Nerde
bir ömür boyu kazandıklarımız?,
Nerde
yıllarımızı verdiğimiz evlatlarımız.?
Hani
uğruna savaşlar verdiğimiz iktidarlarımız
Hani
nerde dünya, nerede?
Bir
zamanlar
Kıyamet
ne zaman diyordun?
Şimdi
söylesene, konuşsana dünya...
Bak
kimi koşarak,
Kimide
binekleri ile uzaklaştı
Mahşer
meydanından
Bu
sürünenler, zelil kılınmışlar
Hep
senin peşinden koşanlar
Senin
süsüne kananlar
Hakkı
inkar edip
Kendilerini
iktidar yapanlar değil mi?
Söye
dünya, değil mi?
Neden
herkes bize acıyarak
Birazda
nefret ile bakıyorlar?
Korktuğumuz
ve inkar ettiğimiz, o gün,
Bu
gün dünya, bu gün....
Kendisinden
kaçınılmayan
Zorlu
gün bu gün
Eyvahlar
olsun bize
Yazıklar
olsun bize
Bu
gün bir yardımcı da yok.
Yüce
Rahmanda yüzümüze bakmıyor.
Âh
dünya, ne olur Rabbimiz bize bir fırsat
Verse,
bir imkan daha tanısaydı
Sana
gönül verir mi idim dünya, sana
Aldanır,
kanarmıydım.
Biz
ne etmişiz,
Eyvah
biz ne ettik dünya...
“İnkâr
edenler:”Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler.
Ey
Muhammed! De ki: “Hayır öyle değil;
Görülmeyeni
bilen Rabbime andolsun ki,
O
saat size muhakkak gelecektir.
Göklerde
ve yerde zerre kadar olanlar bile
O’nun
ilminin dışında değildir.
Bundan
daha küçüğü ve daha büyüğü de
Şüphesiz
apaçık kitaptadır.”
Allah’ın
inanıp yararlı iş işleyenlere-ki
Onlar
için mağfiretçe ve cömertçe verilmiş rızık vardır.
Ve
ayetlerimizi yalanlayarak hükümsüz bırakmak için yarışanlara-ki
Onlara
iğrenç ve can yakıcı azap vardır.(sebe3-4)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder